SGK HAKKINDA
TARİHÇESİ
Sosyal sigorta kolları ile ilgili ilk kanun, 27.06.1945 tarihli, 4772 sayılı İş Kazaları, Meslek
Hastalıkları ve Analık Sigortaları Kanunudur. Bu Kanunun 1945 yılında yürürlüğe girmesi ile İş
Kazaları, Meslek Hastalıkları ve Analık Sigortası uygulanmaya başlamıştır. Anılan Kanuna paralel olarak
16.07.1945 tarihinde 4792 sayılı İşçi Sigortaları Kurumu Kanunu çıkarılmıştır. Bu Kanunun 01.01.1946
tarihinde yürürlüğe girmesi ile İşçi Sigortaları Kurumu doğmuştur. İşçi statüsünde çalışanlara ilişkin
sigorta kollarına ait çeşitli kanunlara dağılmış bulunan düzenlemeler, sosyal güvenlikle ilgili özel
hükümler içeren 1961 Anayasasının yürürlüğe girmesini takiben yeniden gözden geçirilerek,
17.07.1964 tarih ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda birleştirilmiştir. 01.03.1965 tarihinde
yürürlüğe giren bu Kanunla, İşçi Sigortaları Kurumu, Sosyal Sigortalar Kurumu adını almış, işçi
statüsünde çalışanların sosyal güvenlikleri alanında yeni, çağdaş hak ve olanaklar sağlanmıştır.
Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bağ-Kur)
02.09.1971 tarih ve 1479 sayılı Kanun ile kurulmuş olup, Kanunun sigortalılıkla ilgili hükümleri
01.10.1972 tarihinde uygulamaya konulmuş,01.01.1986 tarihinden itibaren bu Kanuna tabi
sigortalılara sağlık sigortası yardımları verilmeye başlanmıştır. 10.09.1977 tarihli ve 2108 sayılı Muhtar
Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasasıyla köy ve mahalle muhtarlarının Bağ-Kur kapsamında zorunlu
sigortalı olmaları sağlanmış, 04.05.1979 tarihli ve 2229 sayılı Kanunla herhangi bir sosyal güvenlik
kuruluşuna tabi olmayan Türk vatandaşlarıyla ev kadınlarına Bağ-Kur kapsamında isteğe bağlı sigortalı
olma hakkı verilmiş ve bu sigortalıların da zorunlu sigortalılarla aynı hak ve mükellefiyetlere tabi
olması öngörülmüştür.1984 yılından itibaren 2926 sayılı Kanun ile tarımda kendi nam ve hesabına
çalışanların sosyal güvenlikleri sağlanmış olup, 1999 yılından itibaren bu kanuna tabi sigortalılara da
sağlık yardımı sunulmaya başlanmıştır.
Cumhuriyetin kurulmasından sonraki yıllarda, devletin, askeri ve mülki görevlerinin yanı sıra
ekonomik ve ticari alanlarda da faaliyet göstermesi gerekliliği, çeşitli kurumların kurulması ile bu
kurumlara özgü sandıkların oluşturulmasını beraberinde getirmiştir. Örneğin, 1934–1947 yılları
arasında Devlet Demir Yolları ve İşletmeleri Umumi İdaresi memurlarından köy öğretmeleri ve sağlık
memurlarına kadar uzanan 11 ayrı emekli sandığı kurulmuştur. Ancak, bu sistemin zaman içinde
karmaşıklığa ve devlet memurları arasında eşitsizliğe yol açtığı gözlenmiş ve kamu çalışanlarına
yönelik sosyal güvenlik politikasının tek metin halinde hazırlanması ve tek elden yürütülmesi görüşü
ağırlık kazanmıştır. Nitekim 08.06.1949 tarihinde kabul edilen ve 01.01.1950 tarihinde yürürlüğe giren
5434 sayılı T.C Emekli Sandığı Kanunu ile mevcut emeklilik hükümleri ve sandıkları ortadan kaldırılmış,
çalışanlardan ve işverenlerden prim alınması ilkesine dayalı, modern anlamda bütüncül bir sosyal
güvenlik politikası oluşturulmuş ve bu politikanın tek elden yürütülmesi için de T.C Emekli Sandığı
Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumu; devlet memurları, hizmet akdine göre ücretle çalışanlar, tarım
işlerinde ücretle çalışanlar, kendi hesabına çalışanlar ve tarımda kendi hesabına çalışanları kapsayan
beş farklı emeklilik rejiminin, aktüeryal olarak hak ve yükümlülüklerin eşit olacağı tek bir emeklilik
rejimine dönüştürülmesi için yukarıda tarihsel gelişimleri özetlenen Sosyal Sigortalar Kurumu
Başkanlığı, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nü aynı çatı altında toplayan
20.05.2006 tarihli ve 26173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal
Güvenlik Kurumu Kanunu ile kurulmuş olup, çalışmalarını tüm personelinin katılımıyla, bireysel ve
kurumsal enerjisini ortaya koyarak vatandaşlarımıza daha kaliteli hizmet vermek amacıyla
sürdürmektedir.
Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünün Görevleri
Sosyal güvenlik mevzuatında genel sağlık sigortası ve primsiz ödemeler dışındaki konularda verilen görevleri yapmak.
Kurumun prim tahsilatını yapmak, tahsil edilemeyen prim ve prime ilişkin diğer alacakları gecikme süresi ve miktarına göre sınıflandırarak takibine öncelik vermek, süresi içerisinde tahsil edilemeyen prim ve prime ilişkin diğer alacaklar ile ilgili olarak borçlular hakkında gerekli idarî ve icraî takibat ile bunlardan kaynaklanan davaların kadrolu veya vekâlet akdine dayanılarak çalıştırılacak sözleşmeli avukatlarca, yetkili mercilerde her derecede takip edilmesini, savunmasını ve sonuçlandırılmasını sağlamak.
25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanun gereği tahsil edilmesi gereken işsizlik sigortası primlerinin tahsil ve takip işlemlerini yapmak.
Yönetim Kurulunca gerekli görülen durumlarda, Kurumun süresinde ödenmeyen prim ve prime ilişkin alacakları ile diğer kanunlarla tahsil ve takip yetkisi Kuruma verilen alacakların tahsilat işlemlerini, yapılacak protokoller çerçevesinde kısmen veya tamamen kamu gelirlerinin toplanması ve takibinden sorumlu olan kamu idarelerinden hizmet almak suretiyle gerçekleştirmek.
Kapsamda olduğu halde tescili yapılmayan sigortalıların, genel sağlık sigortalılarının ve işyerlerinin işlemlerini re’sen sonuçlandırmak, kayıtdışı çalışmanın önlenmesi amacıyla diğer kamu idareleri, bankalar, aracı kurumlar, oda, borsa, birlik ve meslek kuruluşları ve her türlü gerçek ve tüzel kişilerle sigortalılık ve işyeri denetimi, veri paylaşımı ve kontrolü konusunda işbirliği yapmak, projeler oluşturmak, geliştirmek ve uygulamak.
Sigortalıları, hak sahiplerini ve işverenleri sosyal güvenlik mevzuatından doğan hakları ve ödevleri konusunda her türlü iletişim araçları ile bilgilendirmek.
Görev konusuyla ilgili uygulamaları izlemek ve geliştirmek.
Başkan tarafından verilecek benzer nitelikteki diğer görevleri yapmak.
Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerinin Görevleri
Başkanlığın taşra teşkilâtı; her ilde kurulan sosyal güvenlik il müdürlükleri ile sosyal güvenlik il müdürlüklerine bağlı olarak kurulacak sosyal güvenlik merkezlerinden oluşur.
İl ve ilçelerde nüfus, sigortalı ve genel sağlık sigortalısı sayısı, işyeri sayısı, işlem yoğunluğu ve belirlenecek diğer kriterler doğrultusunda yeteri kadar sosyal güvenlik merkezi kurulabilir veya kaldırılabilir.
Sosyal güvenlik il müdürlükleri ve sosyal güvenlik merkezleri, ikinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun olarak teşkilâtlanma usûl ve esasları yönetmelikle belirlenmek üzere idarî iş ve işlemler açısından dört kategoriye ayrılabilir.